Hücre Teorisi | Tıbbi Biyoloji | DersinÖzü

Hücre Teorisi

DersinÖzü
Nisan 18, 2017

HÜCRE TEORİSİ

  • Kendini kopyalama (Self-replication); bir şeyin kendi kopyasını yaptığı bir süreçtir.
  • Bazı virüsler konak hücreden bağımsız olarak protein sentez edebilmesiyle daha önceki formlardan evrimleşmiştir.
  • Her hücre maddeleri içeri ve dışarı alıp, verirken hücre membranına bağlı olarak gereksinimleri karşılayacak kadar hızlı olmalıdır
  • Fertilize olmamış (döllenmemiş) yumurta hücreleri gibi büyük hücreler ise genellikle aktif olmayan hücrelerdir.
  • Ökaryot ve prokaryot hücreler arasındaki farklılıklar, hücreye özgü fonksiyonlar ve fonksiyonları gerçekleştiren yapılarda kendini gösterir.

Organeller

  • Organeller küçük organ, bölme olarak da tanımlanır.
  • Organeller arasında bir alış-veriş bir taşınım söz konusudur.
  • Hücrelerin hepsi bir plazma membranı ile çevrilidir.
  • Plazma membranı fosfolipitler ve proteinler olmak üzere iki ana yapıdan meydana gelir.
  • Fosfolipitler hidrofobik kısımdır, suyu sevmezler.
  • Biyolojik membranların temel yapısı çift tabakalıdır.
  • Lipit çift tabaka kendiliğinden oluşmuştur.
  • Plazma membranına gömülü proteinler hücre ve çevresi arasında ki ilişkiyi düzenler.

Sitoplazma ve Hücre İskeleti

  • Hücrenin canlı jeli demek olan sitoplazma çekirdek hariç diğer hücre organellerini içeren viskoz (yoğun) sıvıdır.
  • Hücre çekirdeğini de içeren plazma, protoplazma olarak tanımlanır
  • Sitoplazma, jel benzeri bir sıvı (sitosol), çeşitli depo maddeleri, filamentlerden ve ipliklerden (fiber) meydana gelmiş bir ağ ve hücre organellerini içeren bir yapıdır.
  • Sitoplazmaya viskoz yani, yoğun bir jel görünümü kazandıran bu proteinlerin çoğu yapısal proteinler ve enzimlerdir.
  • İskelet sertliği temsil etmesine karşın, hücre iskeleti (cytoskeleton) kalıcı ve esnek olmayan bir özellikte değildir.
  • Filament ve ipliklerden oluşan bir ağ, şebeke olarak ifade edilen hücre iskeleti klasik iskelet kelimesinde olduğu gibi sertliği temsil etmez; aksine sabit olmayan ve esnek bir özellik gösterir
  • Hücre iskeleti mikrofilamentler, mikrotübüller ve arafilamentlerdir (intermediate) olmak üzere üç farklı iplikten yapılmıştır.
  • Mikrofilamentler; en ince, bükülmüş, vasıfsız bir ışık mikroskobu ile görülemeyen protein çift zincir yapısındadır.
  • Mikrotübüller; bir tüp oluşturmak üzere protein zincirlerinin spiral şeklinde katlanması ile meydana gelir.
  • Arafilamentler; bir diğeri etrafında sarılarak protein çubukları oluşturur.
  • Mikrofilamentler ve arafilamentler plazma membranının altında yatan ve hücreyi destekleyip, ona şekil veren ve tüm sitoplazmaya yayılan proteinlerden bir dokuma, (web) ağ meydana getirirler
  • Mikrotübüller aynı zamanda sitoplazma iskeletinin bir parçasıdır.

Endoplazmik Retikulum 

  • Sitoplazmada yassılaşmış ve tüp şeklindeki kanallar oluşturan birbiri ile bağlantılı bir membran sistemidir.
  • Hücrede düzgün ER ve pürtüklü ER olmak üzere iki tür endoplazmik retikulum vardır.
  • Pürtüklü ER, ribozomun yüzeyini örten çok ufak küresel yapıları temsil eder.
  • Bazı ribozomlar pürtüklü endoplazmik retikuluma, diğerleri ise sitoplazmada hücre iskeletinin ipliklerine bağlıdır.
  • Proteinleri salgılamak için özelleşmiş olan hücreler (insülin salgılayan pankreas hücreleri gibi) çok sayıda PER (pürtüklü endoplazmik retikulum) içerirler.
  • Proteinler endoplazmik retikulumdaki yolculuklarının sonuna geldiklerinde vezikül olarak adlandırılan ince, membrana bağlı keseciklerle örtülürler
  • DER protein sentezi yapmaz.
  • DER iç yüzeyine bağlı olan ve karbonhidrat ile lipit inşasında iş gören enzimlere sahiptir.

Golgi Aparatı

  • Golgi aparatı hücrenin paketleme ve kargo istasyonu gibi fonksiyon görür. Moleküller buraya veziküllerde gelir.
  • Golgi aparatı sisterna (cisterna) olarak tanımlanan, en az üç ve daha fazla membran sisteminden oluşmuştur.
  • Sis kısmına değişikliğe uğrayacak olan moleküller veziküller içinde gelir.
  • Trans golgi kısmına gelerek oradan yine veziküller içinde dışarıya gönderilir.
  • PER hücreden ayrılmayı hedefleyen proteinleri yapar ve aktarır. DER ise karbonhidrat ve lipitlerin inşaa edilmesinde rol oynar.

Lizozom

  • Lizozomlara dağılmış olan enzimler moleküler sindirim (digestive) enzimleridir ve büyük molekülleri daha küçük moleküllere parçalar.
  • Gelişme sırasında lizozomlar dokuların tekrar modellenmesine yardım eder.
  • Lizozom enzimlerinin ancak asit ortamda çalıştıklarıdır. pH değeri ile bir ayırıcı ortam yaratılmış olur. Nötral pH da bu enzimler çalışmazlar.

Çekirdek

  • Hücrenin kontrol merkezi olarak bilinen nükleus (çekirdek), kromozomlar ve bir ya da daha fazla sayıdaki çekirdekçiği örten çift katlı bir membrandan oluşmuştur.
  • Bitkilerde görülen büyük sıvı ile dolu kofullar dışında hücrenin en büyük organelidir.
  • Çekirdek içinde kalıtım materyali DNA molekülüdür.
  • Bölünmeyen bir hücrede kromatin bir iplik tarzındadır, ancak hücre bölündüğünde DNA protein etrafında daha sıkı bir şekilde katlanır, daha kalın ve yoğun, kısa yapılara dönüşür (kromozom).
  • Hücrelerin çoğu bir ya da daha fazla çekirdekçiğe sahiptir.
  • Ribozomun başka bir elemanı olan proteinler aynı zamanda çekirdekçikte bulunurlar.

Mitokondri

  • Ökaryotik hücrelerin çoğunda mitokondrinin bakteri ile ortak yaşamdan kaynaklandığı düşünülmektedir.
  • Oksijen kullanılarak ATP elde etmek oksidadif fosforilasyondur.
  • Mitokondri hücrenin enerji merkezidir.
  • Mitokondri enerjinin ATP ve hücresel reaktif oksijen türleri şeklinde depolandığı merkezdir
  • Mitokondride sentezlenen bu proteinlerin hemen hepsi nükleer DNA tarafından kodlanır ve sitoplazmada öncül proteinler olarak sentezlenir.
  • Öncül proteinler oligomerik protein kompleksler olan translokazlar ile mitokondriye taşınır.
  • İnsan mitokondrisi 5-10 adet birbirine benzer, sirküler DNA molekülü içerir.
  • Hastalıklar en çok kas ve beyin dokusunda görülmektedir. Bunun nedeni oksijenin ya da enerjinin en çok gerektiği iki organın kas ve beyin olmasıdır.
  • Mutasyonu tamir eden mekanizmalar vardır. Ancak mitokondri DNA’sında mutasyonları tamir eden mekanizma yoktur.
  • Gerçekte, sadece şans eseri hücrelerin hepsinde tüm mitokondrilerin genomlarının mutant olması durumuna homoplazmi denir.

Kloroplast

  • Bu organel simbiyotik fotosentetik bakterilerden kaynaklanır.
  • Kloroplastlar kendi DNA moleküllerine sahiptirler ve çift membran ile bağlanmışlardır.
  • İç kısımdaki membran kese benzeri takaloit olarak adlandırılan yaygın tabakalar oluşturur.
  • Takaloit yığınları granayı meydana getirir.

Sil ve Kamçılar

  • Bu hücreler saça benzer hücre uzantıları sayesinde hareket ederler.
  • Kısa olan ve genellikle bir hücreyi örten bu yapılar, sil olarak adlandırılır.
  • Bazı hücreler de kamçı benzeri flagella denilen uzantılara sahiptir.
  • Flagellaya sahip olan tek insan hücresi spermdir.

Hücre Duvarı

  • Bitki, mantar ve birçok protista hücre duvarı olarak adlandırılan sert bir yapıya sahiptir.
  • Bütün bitki hücrele hücrelerinde hücre duvarı selülozdan yapılmış olmasına karşın, glukoz birimlerini, polisakkaritler ve proteinleri bağlayarak büyük moleküller yapılır.
  • Hücrenin sertliğini sağlayan ve onu kurumadan koruyan bir yapıdır.

KPSS LISANS
22 Temmuz 2018

Üye OlŞifremi Unuttum