Membranöz Organeller - TUS Histoloji ve Embriyoloji | DersinÖzü

Membranöz Organeller

DersinÖzü
Kasım 7, 2017

MEMBRANÖZ ORGANELLER

ENDOPAZMİK RETİKULUM:

  • Hücre içinde sitoplazmada birbirleriyle kaynaşan ve çekirdek zarına katılım gösteren ancak hücre yüzeyine açıklığı olmayan kese ve kanalcıklardan oluşur.
  • Çekirdek dış zarı ER zarı olarak devam eder, çekirdek çift zarı arasındaki aralık da ergastoplazma yani ER matriksi olarak devamlılık gösterir.
  • Mitokondriyon ve Peroksizom membran lipidlerinin bir çoğunu üretir
  • Ayrıca hücreden salgılanacak proteinleri sentezler.

GRANÜLSÜZ ENDOPLAZMİK RETİKULUM (SER,aGER,DER):

  • Ribozom tutunmadığı için düz yüzlü ya da agranüler ER olarak adalandırılır.
  • DER (aGER) membranlarının protein ve lipid moleküllerinin yapımında GER yer alır.
  • Bu organellerin sisternaları GERe göre daha tubuler görünümdedir. En çok karaciğer epiteli (hepatosit), yağ bezleri ve steroid hormon sentezleyen bezlerde ve kas hücrelerinde bulunur.
  • Karaciğerde glukoz↔glikojen siklusuna görev alırlar.
  • SER özellikle yağ asidi ve lipid sentezinde görev alır.
  • Ayrıca detoksifikasyonda da görev alır.
  • Barsaklarda absorptif epitelde SER, emilen yağ asidi ve monogliseridler trigliseridlere dönüşerek emilmesini kolaylaştırır.
  • Kas hücrelerinde (sarkoplazma retikulumu) ileti ve kontraksiyonda görev alır.

GRANÜLLÜ ENDOPLAZMİK RETİKULUM (GER)

  • Olgun alyuvarlarda, kan pulcukları ve bakterilerde bulunmaz.
  • Bez epiteli,Pankreasın dış salgı yapan hücreleri, plazma hücreleri, fibroblast, sinir hücreleri v.s de yoğundur.
  • Bazik boyalarla yoğun boyanır. Bazofilik boyanma RNA nın varlığına bağlıdır. Bazik boyalarla sitoplazmanın boyanan kısımları ergastoplasm (hücrenin çalışan bölgesi) olarak isimlendirilir.
  • Hücreden salgılanan proteinler glikolize edilir, sitozolde kalanlar ise glikolize edilmez

GOLGİ AYGITI

  • Gümüş boyamalarla ışık mikroskobunda rahatlıkla gösterilir.
  • Alyuvarlarda bulunmaz. Çizgili kas hücrelerinde az miktarda, salgı yapan hücrelerde çoktur. Sinir doku en zengin olandır.
  • Glikoproteinleri işleyerek (granüler hale gelirler) daha yüksek kuruluştaki maddelere çevirir (enzimler-hücredışı ve lizozomal olanlar-, steroid hormonlar v.s).
  • Hücre yüzeyi, Golgi aygıtı, ER veya Lizozom gibi organeller arasında veziküller aracılığı ile sürekli madde taşınır. Bu trafiğe mikrotubulus ve mikroflamanlar aracılık ederler.
Alt birimleri şöyle sıralanır,

1-Golgi keseleri (3-15 adet sisternaları)

2-Golgi vezikülleri (taşıyıcı vezikül-örtülü vezikül)

3-Golgi vakuolleri (yoğunlaştırıcı vakuoller)

Golgiyi oluşturan bu alt birimlere diktiyazom denir.

  • Sisternalarda, Çekirdeğe bakan konveks yüze cis- şekillenme yüzü (proksimal), diğer konkav yüze ise trans- ya da olgunlaştırma yüzü (distal)
  • Bir de Golgi birleşiğinden ayrılan örtülü vezikül vardır. Örtülü vezikülün dış yüzünde ışınsal tarzda dizilmiş kısa filamanlar (örn klatrin) bulunur. Bunlar hücre yüzeyine göç ederek hücre zarıyla birleşir ve içeriklerini hücre dışına verir .
  • Işık mikroskobunda ozmiyum veya gümüşleme ile boyalı preparatlarda ayırt edilebilir.
  • – Esas görevi salgılamadır (sisternalarda biriken salgı maddelerini salgı granülleri oluşturarak salgılar). Protein yapıdaki enzimleri taşıyan zarla çevrili yoğun inaktif (proenzim) granüllere zimogen granüller denir.
  • – Enzim içeren bir organel olan lizozomların da yapımını gerçekleştirir.
  • – sentezlenen salgı maddelerinin glikolizasyon, sülfatasyon, fosforilasyonunu ve proteinlerin sınırlı proteolizini gerçekleştirir
  • – Hücre zarının işlevlerini düzenler makromoleküller ve glikokaliks gibi glikoproteinlerin de salgı granülleriyle hücre yüzeyine taşınmasını sağlar.
  • – Endositoz ile hücre içine alınan materyalin çevrelendiği hücre zarında oluşan kaybı ekzositozdaki işleviyle dengeler

LİZOZOMLAR

  • Tek bir unit membran ile sarılı yoğun yuvarlak yapılardır.
  • İlk yapılanlarına primer lizozom denir ve Golgi aygıtından köken alırlar.
  • Eritrositler dışında tüm hücrelerde bulunur. Ancak makrofajlarda, nötrofillerde, karaciğer hücrelerinde çok sayıda
  • Eğer hücreiçi yaşlı organelleri vb.lerinin primer lizozomla birleşmiş hali ise otofajik vakuol ismini alırlar. Bazen sitoplazmada fazla miktarda yapılan salgı granülleri de lizozomlarla birleşerek ortadan kaldırılmaya çalışırlar. Buna da krinofaji Genellikle meme ve endokrin bezlerde görülür.
  • Sekonder lizozomlar içinde maddeler sindirilemez son haline geldiklerinde isimleri artık cisim (rezidüel cisim) olarak adlandırılır.
  • Artık cisimler; pigment, myelin benzeri cisimler kristaller, lipitler veya bunların karışımlarını içerebilirler. Biriken lipitler de okside olarak sitoplazmada sarı kahverengi lipofuksin pigment granüllerine dönüşürler. Nöron, kalp kası, hepatosit gibi uzun süre yaşayan hücrelerde yaşın ilerlemesiyle birlikte lipofuksin veya yaşlanma pigmentinde artış görülür.
  • Yeterli lipaz içermeyen lizozomlarda yağlı maddeleri alırsa sindirlemeyen içiçe lameller şeklinde koyu görünüşlü yapılar ortaya çıkar bunlara da miyelin figürler
  • Pirmer lizozomlar, endositoz ile ile alınan maddeler (endozom-fagozom) veya endojen metabolizma sonucu oluşanlarla ya da hücre organelleri ile birleşirlerse sekonder lizozom adını alırlar.

MİTOKONDRİYON

  • EM incelemede içi içe geçmiş iki adet ünit membrandan oluşur.
  • Dış membran lipidlerden zengindir ve porin denen kolaylaştırılmış difüzyon ile çalışan kanalları vardır.
  • İç membran ise kıvrımlar yapar (cristae mitochondriales)
  • Bu kristalar karşılıklı olarak içeri çıkıntı yapar ve tam olmayan kompartımanlara ayırır.
  • İç kısımda sitozolden daha koyu madde (matrix) ile doludur.
  • İki tip mitokondriyon vardır:-Krista tipi mit. ve Tubulus tipi mit.
  • Mitokondriyonların iç membranları übikinon, sitokromlar, sitokrom oksidazlar, ATP sentetaz gibi enzimlerden zengindir.
  • lar aktif hücrelerde yoğundur ve hareket edebilirler. Birleşebilirler veya bölünerek çoğalabilirler. Krista tipli olanlar ikiye bölünerek veya tomurcuklanarak, tubulus tipte olanlar ise orta kısımdan boğumlanarak bölünürler.
  • Kendilerine ait DNA ve 3 tip RNA içerir. Sitoplazmada tek DNA içeren organeldir (Maternal DNA).

PEROKSİZOMLAR

  • Karaciğer epiteli ve böbrek tubulus epitelinde yaygın. Ayrıca lökositlerde de bulunur.
  • H2O2 yıkımlayan peroksidaz içerirler (peroksizom). Bu enzimler ribozomlarda yapılırlar.
  • Peroksizomlarda yağ asitlerinin beta-oksidasyonu sonucu karbondioksit ve su oluşur.
  • Dışardan alınan alkol alkol dehidrogenaz enzimi ile parçalanarak toksik etkisi önlenir.
  • -Karbonhidrat dışı materyali (amino asit, yağ asiti gb) glukoneogenez ile karbonhidrata çevirmek (aminoasitlerden glukoz oluşumunda rol oynayan amino transferaz enzim grubunu içerir)
  • Yine lipid metabolizmasıyla ilgili olarak safra asitlerininoluşumunda işlevleri vardır.
  • Peroksizomal proteinler serbest ribozomlarda sentezlenir.
  • Peroksizom membran lipidleride ER da yapılır.
  • Peroksizomların önceden var olan peroksizomların bölünmesiyle oluştuğu kabul edilmektedir.

       RİBOZOMLAR

  • Ribozomlar; çökeltme sabitlerine göre Prokaryotlarda: 50S ve 30S Ökaryotlarda: 40S ve 60S iki partikülden oluşurlar
  • rRNA molekülleri ökaryotik hücrelerin çekirdekciğinde sentezlenir. tRNA ve mRNA ise çekirdekte sentezlenir.
  • Eritrositler dışında tüm hücrelerde bulunurlar
  • NON-MEMBRANÖZ ORGANELLER
  • Mikrotubuluslar, mikrofilamanlar ve ara filamanlarla birlikte hücre iskeletini oluştururlar.
  • MİKROTUBULUSLAR
  • Sitoplazmik matriks içindeki tubuler yapılardır.
  • Mikrotubuluslar alfa ve beta tubulin den meydana gelir. Bunlar uç uca polimerize olarak protofilamanları oluşturur.
  • Mikrotubuluslar bir taraftan yapılırken diğer taraftan da yıkılır.
  • Bunlar sitoplazmada sentriyollere yakın olan mikrotubulus organize edici merkez (microtubulus organizing center-MTOC) den gelişirler
  • Bulunduğu yerler: Sitoplazma, uzamış hücre yapılarında (akson gibi), sil ve flagellumun aksoneminde , sil’in bazal cisimciğinde, sentriyollerde

KPSS LISANS
22 Temmuz 2018

Üye OlŞifremi Unuttum