Sosyalizm ve İktisat | DersinÖzü

Sosyalizm ve İktisat

DersinÖzü
Haziran 24, 2017
Kapitalizm ve İşçi Çocuklar

Hem felsefi hem de dinsel temelleri vardır. Felsefi açıdan temel eleştiri noktası eşitsizliktir. İlk olarak Platon “Republic” kitabında sosyalizme değinmiş. 1516 Thomas More “Ütopya” da İngiltere’yi eleştirmiştir. Amerika bu arada keşfedilince, Amerika’nın tam İngiltere zıddı bir sistem olması gerektiğini söylemiş. 1796da Babeuf ilk kez komünizm sözcüğünü kullanmıştır. Babeuf komünizmin babasıdır. Temel iktisadi faaliyetin tarım olduğuna inandığı için toprak üzerine çalışmıştır. Ona göre toprak kamulaştırılmalıdır. Siyasi bir komplo ile komünizm hayata geçirilmiş. Bütün mülkiyet devletleştirilmeli. Yaşamın her alanını devlet denetlemeli. Hatta yiyecek ve içeceği bile devlet dağıtmalı.

Schumpetere göre : Sosyalizm, üretim malları ve üretim üzerinde merkezi bir otoritenin denetiminin bulunduğu ve toplumun ekonomik işlerinin tamamen kamuya ait olduğu bir sistemdir. Yani mülkiyet ilişkileri açısından yaklaşmıştır. Sosyalizmi ve kamu mülkiyetini savunmuştur.

Fabian Sosyalizmi : Fabian society üretim ve gelir dağılımı üzerine yoğunlaşmıştır. İngilizlerin Sosyalizme yaklaşımı daha ılımlıdır. Onlara göre Sosyalizm, demokratik bir merkezi makam aracılığıyla daha iyi bir gelir dağılımı ve daha iyi bir üretimin sağlanmasıdır. Onlara göre devlet daha iyi bir üretim ve daha adil gelir dağılımını sağlamada bir araçtır. Rekabete demokratik bir devletin müdahale etmesi gerektiğini düşünürler.

Marx’a Göre Sosyalizm : Üretim, dağıtım de değişim araçlarının tümünün kamulaştırılmasıdır. Sosyalizm, toplumu komünizme götüren bir geçiş aşamasıdır. Sosyalizm geçici bir evredir ve sınıflar vardır. Mülkiyet bürokratlar tarafından yönetilir. Ancak sosyalizmin nihai olarak ulaşacağı evre komünizmdir. Bu sistemde ise sınıflar yoktur, devlet de yoktur, ortak mülkiyet vardır.

Ütopik sosyalistler : 19.y.y. başlarında eser vermemişlerdir. Hepsi laissez-faire kapitalizmine karşıdır. Hepsinin bir reform öneri paketi vardır. Çoğunluğu bireyselciliğe karşıdır. Önerileri bir bütün oluşturma parça parçadır. Bir kısmı rekabete karşı, bir kısmı devlete karşı, bir kısmı da sanayileşmeye karşıdır. Bu düşünürlerden bazıları:

Sismondi : Adam Smith’in öğrencisi 2 önemli tespiti var :

  1. Kapitalizm başlarda son derece iyi amaçlarla ortaya çıktı ama uygulama orta sınıf ayrımını çıkardı.
  2. Fazla üretim sorunları üzerinde tespitleri vardır. Tüketim gücü olmadığı için fazla üretim sorunları yaşanmıştır.

Sismondi, sanayinin gelişmesiyle birlikte ortaya ya çok zengin, ya da çok fakir sınıfların çıktığını buna karşı bir orta sınıfın oluşmadığını söyler. Bu durumda ona göre zenginlerin fakirleri sömürmesine yol açmıştır. Sömürünün sebebi ise rekabettir. İşverenlerin işçiyi çok uzun süreler boyunca az ücretle çalıştırarak sömürdüğüne inanır. Bunun için bir reform paketi sunar. Rekabet kaldırılmalı, birinci amaç üretim değil; refah olmalıdır. Ona göre tarım toplumu daha mutluydu. bu nedenle sanayileşmeden geri adım atılmalı. Loncalara geri dönülmeli, çocuklar çalıştırılmamalı, çalışma süresi kısılmalı, haftada en az 1 gün tatil olmalı. İş verenler işçinin sağlık, bakım, hastalık gibi durumlarını sigorta etmeli. Çalışma şartları düzeltilmelidir. Sismondi özel mülkiyete karşı değildir.

Saint Simon : Sismondinin aksine sanayileşmeye karşı değildir. Hatta ona göre sanayi gelişmelidir. (Yeni sanayici). Pozitivist, rasyonel bir sosyalisttir. Sanayileşmeden geri adım atılamayacağını söyler. Ona göre toplumda sınıf ayrımı olmamalı; üreten-üretmeyen ayrımı olmalıdır. Sanayileşmenin olduğu bir toplumda 3 kesim insan olduğunu söyler: 1) Sanatçılar 2) Akademisyenler ve 3) Sanayiciler. Sanayiciler kesimi doğrudan doğruya somut bir mal üretir. Çiftçi, tüccar, bankacı ve işçilerden oluşur. Saint Simona göre çalışan kazanmalıdır. Özel mülkiyete karşı değildir; ancak verasete karşıdır. Ona göre insanlar ölürken mallarını devlete bırakmalıdır. Böylece yaşama başladığında anne-babadan kalan bir birikim olamadığı için herkeste fırsat eşitliği olacaktır. Radikal bir yaklaşımdır.

Charles Fourier : Ütopyacılardan bir grubu da kooperatifçidir. Fourier de bunlardandır. Sanayiye müthiş karşıdır, tamamen tarım kooperatifini savunur. Özel mülkiyete de karşıdır. Tamamen devlet otoritesine dayalı, komünal bir hayat önerir. Kooperatifler şeklinde örgütlenilmeli ve her şey paylaşılmalıdır. 20.y.y. başlarında Amerika’da böyle bir tarikatın ortaya çıktığı görülmüştür.

Louis Blanc : Bu da kooperatifçi ütopyacılardandır.

Proudhon : Anarşizmin babasıdır. Anarşizm her türlü otoriteye karşı olmak demektir. Onlara göre özgürlük, eşitlik, güven ve adalet insanın temel haklarıdır. Ancak özel mülkiyet temel hak olamaz. Aksine mülkiyet hırsızlıktır! Zengin, fakiri sömürerek hırsızlık yapar. Devletten nefret eder. Anarşizm, Marksizm ile çatışır. Çünkü Marx’ta devlet vardır. Anarşizmin temelinde ise bireyselcilik vardır. Anarşizm sağ ve sol olmak üzere 2’ye ayrılır. Sol anarşizm daha sonra sendikacılığa evrilmiş. Sağ anarşizm ise mutlak özgürlükçüdür. Sağ ve solun ortak noktası ise her ikisinin de devlete karşı oluşudur. Proudhon sol anarşistlerdendir. Ancak kooperatifçi ve sendikacı değildir! Proudhona göre para bütün kötülüklerin babasıdır. Bu nedenle para ortadan kaldırılmalıdır. Faiz ve rant bir kazanç değil; bir borçtur. Faizi ortadan kaldırmak için parayı da ortadan kaldıralım der. Çözüm önerisi olarak da bir değişim bankası kurulsun diyor. İnsanlar gidip borcu oradan alsın ama faiz olmasın diyor. Yani parayı sadece bir değişim aracı haline getirelim diye öneriyor. Bir başka fikri de; ideale yakın bir toplum bireysel şirketlerden oluşmalıdır.

Robert Owen : Sosyal ortamın iyiliği insanın verimini artırır der. Bir insan yaşadığı ortama göre iyi veya kötü olur. Küçük yaşta işçi çalıştırmaya karşıdır. Ona göre kar hırsızlıktır ve kar ortadan kaldırılmalıdır. Kar ortadan kalkınca fiyatlarında düşeceğine inanır. Tıpkı Proudhon gibi insanlar çalıştığı yerlerden para yerine emek bonoları alsın ve onu para gibi değişim aracı olarak kullansın der. Kooperatiflerin olması gerektiğini söyler. Ancak yeni uyum projesi hayata geçmemiştir.

Fabian Society : (Elitistler) Devrimci ve anarşist değil; daha açıkçı bir kesimdir. Devlet iyi kullanılırsa, çok iyi bir araç olur. Devlet daha adil bir gelir dağılımı yaratmada kullanılan bir araçtır. Parlamenter sisteme güvenirler. Mümkün olduğunca her sınıfın parlamentoda temsil edilmesi gerektiğine inanırlar. İşçiler de parlamentoda temsil edilirse, daha demokratik bir ortam olur ve onlarında hakları zayi olmamış olur. Dolayısıyla demokrasiye vurgu yaparlar. Sorunlara çözüm üretmek için bir gayret vardır. Hükümet işçilerin isteklerini yerine getirmezse anarşizm meydana gelir. Mülkiyet konusunda işçi mülkiyetin temel ellerde sınırlanmaması gerektiğini söylerler özel mülkiyet sınırlanmalı ana sanayiler devletleştirilmelidir. Rant ve faiz engellenmelidir. Bu düşünceler çokta ütopyacı değildir; hayata geçmiştir.

KPSS LISANS
22 Temmuz 2018

Üye OlŞifremi Unuttum