Temel Kavramlar, Türkiye ve Dünyada Çocuk Sağlığının Durumu | DersinÖzü

Temel Kavramlar, Türkiye ve Dünyada Çocuk Sağlığının Durumu

DersinÖzü
Mart 7, 2018

 

Sevgi ve Barış yeni evli genç bir çiftti. Henüz Sevgi 16, Barış 19 yaşındayken birbirlerine aşık olmuş, evlenmeye karar vermişlerdi. Aileleri önce bu duruma karşı çıktıysa da, sonra gençleri mutsuz etmemek için evlenmelerine izin vermişlerdi.

Evliliklerinin ikinci ayında Sevgi hamile olduğunu fark etti. Barış bu habere çok sevindi. Demek bir bebekleri olacaktı. Karşı komşuları biyoloji öğretmeni Zeynep abla ise bu durumu endişe ile karşıladı. Sevgi’nin anne olmak için çok küçük olduğunu düşünüyordu. Zaten Sevgi görünüş olarak da bir çocuk gibiydi. 140 cm boyunda, çok minyon bir kadındı. “Daha kendisi çocuk, bir de çocuk sahibi olmak istiyor” diye üzülüyordu Zeynep abla. Genç çiftin bu bebeği gerçekten istediğine inanınca artık bu yorumları yapmaktan vazgeçti ve onlara Sevgi’nin bir doktor tarafından izlenmesinin iyi olacağını söylemeye başladı. Ama Barış bu düşünceyi pek önemsemedi. “Annem beni ve diğer 10 kardeşimi köyde dünyaya getirdi. Orada doktor mu vardı? Bak hepimiz de sapasağlamız. Üstelik annem hamile iken odun keser, tarlaya gider, hepimize mükemmel bakardı. Hatta ağabeyimi tarlada doğurmuş, yanında o sırada kimse yokmuş, göbeğini bile kendi kesmiş. Bu işleri o kadar da abartmayın, kolay bunlar. Doğa her şeyi iyi düzenliyor.” diye yorumlar yaptı. Barış’ı ikna edemeyeceğini fark eden Sevgi, ısrar etmedi. Hamileliği de sorunlu gitmiyordu. Çok kilo bile almamıştı. Doğum sonrası fazla kilolarını veremeyeceği kaygısıyla fazla yemek istemiyordu. Kilo almamış olması hoşuna gidiyordu. Bir gece yarısı Sevgi’nin aniden sancıları başladı, suyu da geliyordu. Oysa kendi hesaplarına göre daha doğuma 1 ay vardı. Barış’ı uyandırdı. Barış biraz dişini sıkmasını, sabaha ebe nineyi çağırabileceklerini söyleyip onu sakinleştirmeye çalıştıysa da Sevgi hastaneye gitmeye çok kararlıydı. Oraya ulaştıklarında Sevgi’yi muayene eden doktor onun doğum yapmak üzere olduğunu ve bebeğin çok küçük olduğunu, evde doğum yapsaydı hastaneye getirene kadar bebeği kaybedebileceklerini söyledi. Bebeğin doğumdan sonra kuvöze alınıp yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yatması gerekti. Hastanede 15 gün ölüm kalım savaşı veren bebek sonunda kurtuldu ve taburcu edildi. Eve geldiklerinde Zeynep abla Sevgi’ye bebeğini mutlaka emzirmesini, anne sütünün çok yararlı olduğunu söyledi. Zaten bebek hastanede yatarken de doktorlar Sevgi’nin sütünün azalmaması için sürekli sağmasını istemişlerdi. Barış’ın annesi, bebeğin çok küçük ve güçsüz olduğunu düşünerek, “Acaba çabuk büyüyebilmesi için daha güçlü besinler, hazır mamalar mı versek?” diye düşünüyordu. Bebeğe süt, bebe bisküvisi ve baldan oluşan karışımlar hazırladı. Bebek bu yiyecekleri alamıyor, bazen de kusuyordu. Üç gün sonra bebeğin şiddetli bir ishali başladı.

Sağlık, toplumu oluşturan bireylerin bedensel, ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik hali içinde bulunmasıdır. Sağlıklı bir toplum oluşturmada bireylerin kendilerine ve sağlık personeline düşen sorumlulukları kadar, eğiticilerin de görev ve sorumlulukları olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Çocuklara çok küçük yaşlarda kazandırılabilecek sağlığa ilişkin doğru davranış alışkanlıkları için en önemli rol öğretmene düşmektedir. Ayrıca, çocuklar aracılığıyla ailelere de ulaşabilen öğretmen, bu ilişki yoluyla büyüklere de doğruları gösterebilme olanağına sahiptir. Çocuğun sağlığı, ailesinin sağlığından ayrı düşünülemez. Özellikle anne ve çocuk sağlığı bir bütündür. Doğurganlığın yüksek olduğu, annenin gebelik ve doğumda yeterli bakımı alamadığı ve çocuğun bakımıyla ilgili yeterli bilgiye sahip olamadığı durumlarda çocuğun da sağlıklı olması beklenemez. Bu nedenle, anne ve çocuk sağlığına ilişkin temel kavramlar, çocuğu gelişimsel açıdan risk altına sokan doğum öncesi ve sonrası faktörler ve çocuk sağlığının bugünkü durumu bu ünitede tartışılmıştır.

KPSS LISANS
22 Temmuz 2018

Üye OlŞifremi Unuttum